Yıllık arşiv 2018

İşe İade Davasının Kesinleşmesine Müteakip İzlenecek Usül

1-İŞE İADE DAVASINDA KARARIN KESİNLEŞMESİ İLE İŞÇİNİN İŞVERENE İŞE İADE TALEBİ HAKKI DOĞAR,
2-ŞEKLİ ANLAMDA KESİNLEŞMİŞ MAHKEME KARARININ İŞVERENE TEBLİĞİ ZORUNLU DEĞİLDİR,
3-KESİNLEŞMİŞ KARAR İŞÇİ VEYA VEKİLİNE TEBLİĞ EDİLİRSE 10 GÜNLÜK SÜRE BAŞLAMIŞ OLUR,
4-İŞE İADE TALEBİNİN 10 GÜN İÇİNDE KULLANILMASI YETERLİ OLUP 10 GÜN İÇİNDE İŞVERENE TEBLİĞİ ARANMAZ, YANİ POSTADAKİ GECİKME İŞÇİYİ BAĞLAMAZ,
5-İŞVEREN İŞE İADE TALEBİ ÜZERİNE 30 GÜN İÇİNDE CEVAP VERMELİDİR, AKSİ TAKDİRDE İŞE BAŞLATMAMIŞ SAYILIR, İŞE BAŞLATMA DAVETİ İŞÇİYE BİZZAT YAPILMALIDIR, POSTADAKİ GECİKME İŞVERENİ BAĞLAMAZ,
6-DAVETE RAĞMEN İŞE BAŞLAMAYAN İŞÇİ BOŞTA GEÇEN SÜRE VE İŞE BAŞLATMAMA TAZMİNATI TALEP EDEMEZ. FESİH GEÇERLİ HALE GELİR.
7- FESİH GEÇERLİ HALE GELDİĞİNDE KOŞULLARI UYUYORSA İŞÇİ İHBAR VE KIDEM TAZMİNATI TALEP EDEBİLİR.

Devamını oku

Vekalet Ücret Alacağında Görevli Mahkemenin Belirlenmesine İlişkin Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin Görüşü

ÖZÜ: Vekil-Müvekkil arasında vekalete dayalı sözleşmesel bir ilişki kurulduğu gözetilerek, sözleşmesel ilişkinin temelindeki işlemin, tüketici işlemi olup olmadığının açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre mahkemelerin görevli olup olmadıklarının belirlenmesi gerekeceği tartışmasızdır. Bu açıklamalar ışığında daireler arasındaki uyuşmazlıkların giderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Devamını oku

İstanbul BAM: Faturaya Dayalı İhtiyati Haciz Talebinin Kabulü Gerekir.

Özet:Dava konusu olayda faturaya konu malların davalı tarafa teslim edildiği tarafların kabulündedir. Alacak muaccel hale gelmiştir. Bu durumda ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

Devamını oku

Belirsiz Alacak Davasında Alacağın Tamamı Bakımından Dava Tarihinden İtibaren Faiz Yürütülmelidir.

Özet:

O hâlde davanın 6100 sayılı HMK’nın 107’inci maddesi anlamında belirsiz alacak davası olduğu yönünde mahkeme ile Özel Daire arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.

 

Bu durumda dava belirsiz alacak davası olduğuna göre, bu davanın açılması ile doğacak olan maddi ve şekli hukuk sonuçlarının (zamanaşımının kesilmesi ve diğerleri) bu dava için de geçerli olması gerekeceğinden, mahkemece talep arttırım dilekçesi verilerek arttırılan miktarlar dâhil alacakların tümüne dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru olmuştur.

Devamını oku

Teminat Senedii Bono Vasfında Olmadığından Ancak İlamsız Takip Yolu ile Takip Yapılabilir.

ÖZÜ : Bononun arka yüzünde (alonj); ”iş bu senet … ile … arasında imzalanan sözleşmede yer alan şartlarca teminat olarak düzenlenmiştir” ibaresi yazılı ise bu haliyle senet, kayıtsız şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadini içermediğinden, TTK’nun 776/1-b ve 777/1. maddeleri gereğince kambiyo senedi niteliğine, bono vasfına haiz değildir. İİK’nun 170/a maddesi gereğince takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği ,hakkında … Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2.3.2017 tarihli karar

Devamını oku

Bedelli Askerlik Yapan Yoklama Kaçağı Olsa Bile Para Cezası Ödemeyecek

ASKERLİK KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUNLARDA VE 663 SAYILI
KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK
YAPIL
MASINA DAİR KANUN

Devamını oku

Eser Ve Satım Sözleşmelerinde Zamanaşımı

ESER VE SATIM SÖZLEŞMELERRİNDE ZAMANAŞIMI NEDİR?

Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)’nun 355. maddesinde eser sözleşmesi, istisna akdi olarak adlandırılmış olup, “istisna bir akittir ki onunla bir taraf (mütahhit) diğer tarafın (iş sahibi) vermeyi taahhüt ettiği bir semen mukabilinde bir şey imalini iltizam eder” şeklinde ifade edilmiş; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)’nun 470. maddesinde de, “Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır.

Devamını oku

Anlaşmalı Boşanmadan sonra Mal Rejimi

ÖZET: Mal rejiminin tasfiyesi boşanmanın eki niteliğinde olmadığından, anlaşma gerekli değildir. Ancak anlaşma olduğu takdirde boşanmayla birlikte hüküm altına alınmasına da yasal bir engel yoktur. Bu bakımdan mal rejiminin tasfiyesine dair bir anlaşma yapılmadığı anlaşıldığından, davacı tarafından eldeki davanın açılmasına engel bir durum bulunmamaktadır.

Devamını oku