Nafaka alacağında zamanaşımı 10 yıldır.

Nafaka alacağında zamanaşımı 10 yıldır.

T.C.
YARGITAY
8. HUKUK DAİRESİ
E. 2015/16185
K. 2017/17265
T. 20.12.2017

Türk Borçlar Kanunu’nun 156/2. maddesine göre, borç bir mahkeme kararına bağlanmış ise zamanaşımı süresi 10 yıldır. Nafakaya dair ilamlar, bir borcun veya bir hakkın varlığını belirten ilamlar gibi olmayıp, nafaka alacağı zaman geçtikçe borçlu zimmetinde tahakkuk edeceğinden, takip gününden geriye doğru on yıldan önce işlemiş olan nafaka alacağının zamanaşımına uğradığının kabulü gerekir.


Taraflar arasında görülen ve yukarda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR : Borçlu vekili, takip dayanağı ilamın zamanaşımına uğradığını belirterek icranın geri bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, boşanmaya dair hükmün 06.05.2002 tarihinde kesinleştiği, takibin ise 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra 03.06.2014 tarihinde başlatıldığı gerekçesi ile takibin zamanaşımı sebebiyle talikine karar verilmiştir. Hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 156/2. maddesine göre, borç bir mahkeme kararına bağlanmış ise zamanaşımı süresi 10 yıldır. Nafakaya dair ilamlar, bir borcun veya bir hakkın varlığını belirten ilamlar gibi olmayıp, nafaka alacağı zaman geçtikçe borçlu zimmetinde tahakkuk edeceğinden, takip gününden geriye doğru on yıldan önce işlemiş olan nafaka alacağının zamanaşımına uğradığının kabulü gerekir. Buna göre Mahkemece, takip tarihinden geriye doğru on yıllık nafakanın çocukların reşit oldukları tarihe kadar istenebileceği (28.7.1987 doğumlu … için; 3.6.2004 – 28.7.2005 tarihleri arası, 23.01.1992 doğumlu …. için ise 3.6.2004-23.1.2010 tarihleri arasında istenebileceği) gözetilerek gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK’nun 366. ve 6100 Sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 Sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yazar hakkında

Avukat Fırat ARAS administrator

1982 yılında Adana'da doğmuştur. 2005 yılından beri hukuk sektöründe çeşitli mahkemelerde görev yapmış, 2015 yılından itibaren İstanbul Barosunda serbest avukatlık yapmaya başlamıştır. Hukuk eiğtiminin yanı sıra İşletme ve iktisat dallarında lisans eğitimi almıştır.

Bir cevap yazın