Tasarruf İptali Davasında, Haciz Tutanağı Geçici Aciz Vesikası Hükmündedir.

Tasarruf İptali Davasında, Haciz Tutanağı Geçici Aciz Vesikası Hükmündedir.

T.C. YARGITAY 17 . HUKUK DAİRESİ 2007/2982 esas,2007/2552 karar, 19.7.2007 tarih

ÖZET : Tasarrufun iptali davasının dinlenebilmesi için davacının aciz belgesi ibraz etmesi zorunludur.

Haczedilen malların takdir edilen kıymetlerine göre borca yetmediğini veya haczi kabil malın bulunmadığını içeren haciz tutanağı aciz vesikası hükmündedir. Aciz vesikası davanın her aşamasında ibraz edilebileceği gibi karardan sonra ve Yargıtay incelemesi aşamasında da ibrazı mümkündür. Bu durumda, mahkemece dava şartının gerçekleştiği kabul edilerek işin esasına girilmesi gerekir.

DAVA : Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda: Davanın reddine ilişkin ( Ankara ) Birinci Asliye Ticaret Mahkemesi’nden verilen 14.12.2006 gün ve 2005/507-2006/573 sayılı hükmün duruşma yapılması isteğiyle Yargıtay’ca incelenmesi davacı T.İ. Bankası A.Ş. tarafından istenilmiş olmakla, temyiz isteklerinin süresinde olduğu tespit edildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR : Dava, İİK’nın 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkin olup mahkemece, davacının aciz vesikasını ibraz edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı T.İ. Bankası vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece verilen önellere rağmen davacı bankanın borçlu hakkında aciz belgesi ibraz etmediği gerekçesi ile yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir.

Dava, İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için davacının borçlu hakkında aciz belgesi ibraz etmesi zorunludur. Bu husus davanın görülebilme koşullarındandır. İİK’nun 105/1. maddesinde haczi kabil malın bulunmaması durumunda haciz tutanağının aynı Yasanın 143. maddedeki aciz vesikası hükmünde sayılacağı, ikinci fıkrasında da icraca takdir edilen kıymete göre haczi kabil malların kifayetsizliğinin anlaşılması halinde de tutanağın muvakkat aciz vesikası yerine geçeceği ve alacaklıya 277. maddedeki yazılı hakları vereceği öngörülmüştür. Takip konusu alacak miktarı 217.272.951.000 TL’dir. Borçlu İhsan’ın adresinde düzenlenen 27.03.2006 günlü haciz tutanağında bir kısım menkul malların haczi yapılmış ve kıymetleri takdir edilmiştir. Takdir edilen kıymetlerin toplamının alacak miktarından çok az olduğu aşikardır. Yine 09.11.2006 tarihli haciz tutanağında da borçlu İhsan’ın adresinde yapılan tahkikatta da haczi kabil mallarına rastlanmadığı bildirilmiştir. Avukat tarafından A. İnşaat, Esat ve İhsan vekili olarak Ondördüncü İcra Müdürlüğüne verilen mal beyanı dilekçesinde de İhsan’ın haciz edilebilecek herhangi bir malının bulunduğu kaydına yer verilmemiştir. Hal böyle olunca, borçlu İhsan’ın aczinin gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Aciz vesikası davanın her aşamasında ibraz edilebileceği gibi karardan sonra ve Yargıtay incelemesi aşamasında da ibrazı mümkündür. Bu durumda, mahkemece davanın şartının gerçekleştiği kabul edilip, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda gösterdikleri ve gösterecekleri deliller toplanıp birlikte değerlendirilerek işin esası hakkında bir karar verilmek gerekirken, değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.

SONUÇ : Davacı İ. Bankası vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü ( BOZULMASINA ), peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 19.07.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

 

Yazar hakkında

Avukat Fırat ARAS administrator

1982 yılında Adana'da doğmuştur. 2005 yılından beri hukuk sektöründe çeşitli mahkemelerde görev yapmış, 2015 yılından itibaren İstanbul Barosunda serbest avukatlık yapmaya başlamıştır. Hukuk eiğtiminin yanı sıra İşletme ve iktisat dallarında lisans eğitimi almıştır.

Bir cevap yazın